muncur

muncur

18 Mart 2013 Pazartesi

Sen seç aşçı pişirsin: Go Mongo!

Gittiğim mekanları yazmaya bir süredir ara vermiştim. Sebebiyse tamamen üşengeçlik. Fotoğraf makinemi yanımda taşımadığım için cep telefonuyla çekilmiş fotoların görsel açıdan doyurmayacağını düşünüp sürekli yazılarımı ertelerken kendime artık dur dedim. Makinem yoksa da olanla idare etmeliydim.


Hafta sonu evimize ve küçük miniğimize alışveriş yapmak için eşimle Ümraniye’deki  İkea’ya gittik. Biraz  dolaşıp alışverişi tamamladıktan sonra acıktığımızı hissederek kendimizi dışarı attık. Hemen yandaki Ümraniye Meydan’daki mekanlara bakarken gözüme Go Mongo çarptı. Eşime bir süredir lezzeti ve tarzından dolayı bahsettiğim bir mekandı. Soluğu içeride aldık.

Konseptlerini 'Moğol Barbeküsü' olarak nitelendiriyor mekan. Tarihi Moğolistan'da düzenlenen av partilerine kadar uzanıyor. Bu partilerde Moğollar avladıkları etleri, topladıkları sebzelerle birlikte kılıçlarıyla dilimleyerek ateşte pişirirlermiş. Konseptleri de işte tam böyle.

Yemeğinizi menüdeki hazır yemeklerden seçebileceğiniz gibi, tamamen kendi zevkinize göre malzemeler seçip aşçıya pişirmesi için gönderebiliyorsunuz. Ben ve eşim Moğol Barbeküsü’nü seçtik. Doymayanlar için limitsiz Mongo Büfe’yi de seçebilirsiniz. Garson sizin hazırlayacağınız yemek için size bir kase getiriyor. Kase gözünüze küçük gelebilir ama tıka basa doldurduğunuzda kesinlikle fazlasıyla yeterli oluyor. 

Kaseyi aldıktan sonra açık büfe bir alan var. İçeride onlarca çeşit buzlanmış ürün (kırmızı et çeşitleri, beyaz et, balık eti, soğan, biber, mısır, brokoli, ıspanak, soya filizi.... vs.) ve çeşitli soslar var. Bunlardan dilediklerinizi kaseniz taşana kadar seçebiliyorsunuz. Ardından hangi sosları seçeceğinize karar veriyorsunuz. Veee seçtikleriniz pişirilmek üzere aşçıya doğru yol alıyor.


Yaklaşık 5-10 dakika içerisinde yemeğiniz önünüzde hazır. Sosun et ve sebzelerle karışıp ateşin üzerinde kaynaşmasının ardından sonuç muhteşem. Hem bu tadı oluşturan da tamamen sizlersiniz.

Mekan farklı konseptiyle gönlümü ikinci kez çaldı. Fiyatlar ortalamanın biraz üzerinde. Özel günlerde bile tercih edebileceğiniz bir mekan diyebilirim. Gidin ama bence kendi yemeğinizi kendiniz yaratın. Tadına doyum olmuyor.

22 Şubat 2013 Cuma

Bebeğim 25 haftalık!

Gebeliğimde 25. haftamı bitirmek üzereyim. 6 aylık hamile olduğumu söyleyebilirim. Neler mi yaşıyorum. Hamileliğin klasik şikayetleri galiba. 9 saat oturarak çalıştığım için kuyruk sokumumda ve belimde ağrılarım oluyor. Neyse ki arkadaşım Nur'un oturma simidini önermesiyle kullanmaya başladım ve sıkıntım azaldı. Aynı sorunu yaşayan arkadaşlar varsa rahatlıkla tavsiye edebilirim.

Hareketlerimde de bariz bir yavaşlık oluşmaya başladı. Sanki karnımın içinde bir futbol topu varmış gibi eğilmek kalkmak dert olmaya başladı ki bu göbek daha da büyüyecek arkadaş! :)

Bunları yazarken bebeğim de içimde günlük antrenmanını yapıyor. Bazen öyle tekmeler atıyor ki kıyafetimin üzerinden rahatlıkla gözlemleyebiliyorum.

Kıyafetlerimin bir çoğu üzerime olmadığı için minik alışverişler yaptım. Hamile kıyafetleri yerine büyük beden kıyafetler almayı tercih ediyordum. Ama şu son 3 ayımda koca göbeğimi gururla göstermek için gebe kıyafetlerine yoğunlaşacağım gibi görünüyor.

Bu arada 2 hafta önce evimi taşıdım. Hamileyken yapılacak iş değilmiş onu anladım :) Eğer hamileyseniz ve sizin de kafanızda taşınmak gibi bir fikir varsa çok ağırlaşmadan  halletmenizi öneririm.


23 Ocak 2013 Çarşamba

Yeni hayatım

Uzun süredir klavyenin başına oturup bloğuma bir şeyler yazmadığımı farkettim. Bu biraz da değişen hayatımdan kaynaklı bir durum galiba. Ne mi değişti hayatımda? Tam 5 aylık hamileyim :)

Hamilelik karar vermem açısından sancılı ve zor bir süreç oldu. Kendimi hiç anne adayı gibi göremiyordum. Her şeyin bir zamanı var derler ya. Bir gün geldi vee anne olmalıyım dedim :) bu duruma en çok sevinen tabi ki eşim oldu çünkü evliliğimizin başından beri bu günü bekliyordu.

Kısaca özetlersek benim de hamileliğim bir çok kadın gibi ilk 3 buçuk aylık dönemde mide bulantıları ve mide yanması ile geçti. Özellikle dördüncü aydan sonra hamileliğimin en keyifli zamanlarını yaşıyorum. Mide yanmam ve gaz sancılarım artmış olsa da galiba vücut bunlara alışıyor ve keyfini çıkarmaya başlıyor insan.

Yaklaşık 10 gündür bebeğimin hareketlerini hissetmeye başladım :) bazı okurlar kızabilir ama önceleri bu hareketlenmeyi hissettiğimde çok korkacağımı düşünüyordum. Düşünsenize içinizde bir canlı var ve kıpırdıyor! Ama öyle olmuyormuş. Tarif edilemez bir duygu. İçinizde sizinle aynı dünyayı paylaşan, sizinle hayat bulan minicik bir canlı var.

Bebeğimin cinsiyeti kız. 21. hafta itibariyle 23 cm boyunda ve 350 gram. Ayrıntılı ultrasonda gördüğümüz görüntülerle kime benzediğiyle ilgili yorumlara başladık bile :) Adı konusunda eşimle fikir ayrılığına düştüğümüz için şimdilik rafa kaldırdık.

Daha beşinci ayımızda olmamıza rağmen neredeyse 6 ay giyebileceği kıyafetlerini tamamladık diyebilirim. Ne yapayım o kadar sevimli şeyler var ki kendimi bir türlü durduramıyorum.


Bu arada uzun süredir bıraktığım örgüye de bebeğimin sayesinde geri dönmüş oldum. Önce yün bir şort sonra da minik bir elbise ördüm. Merak edenler için detaylarını başka bir yazımda paylaşacağım.