Hamileliğimin son haftalarında artık izne de ayrılmışken evde can sıkıntısından ne yapacağımı bilemiyorum. Çok yorucu şeyler de yapamadığım için kendimi kek yapmaya adamış durumdayım. Havuçlu kek, nam-ı diğer Issız Adam keki son denemelerimden biri. Görüntü ve lezzet açısından çok başarılı. Deneyin kararınızı siz verin.
muncur
17 Mayıs 2013 Cuma
17 Nisan 2013 Çarşamba
Kuymak (Mıhlama)
Karadeniz'in eşsiz lezzetlerinden kuymak, yapımı kolay; tadıysa vazgeçilmez. Bu lezzeti biraz daha modernize ederek sizlerle paylaşacağım. Çünkü kuymakta kullanılan 2 tür peynir vardır bizim oralarda. Biri eski peynir dediğimiz tuzlu ve ağır bir peynir. Diğeri ise çeçil peyniri. Tarifimde her evde bulunan kaşar peynirini kullanacağım ama siz çeçil de kullanabilirsiniz.
Malzemeler:
3 çorba kaşığı mısır unu
Tereyağ
1 çay bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
Yarım çay bardağı süt
Su (2 bardak kadar ama kıvamına göre biraz daha eklenebilir)
Tuz
Hazırlanışı:
Not: Kuymak normalde dibi tutarak yapılırdı. "Kazımak" dediğimiz bu yanık kısmı yemezsen kuymak yemiş sayılmazdın. Fakat günümüzde artık temizliği rahat olduğu için teflon ve seramik tavalarda yapıldığı için bu tadı malesef alamaz olduk. Üşenmeyenler için alüminyum tavada yapmalarını şiddetle öneririm.
Malzemeler:
3 çorba kaşığı mısır unu
Tereyağ
1 çay bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
Yarım çay bardağı süt
Su (2 bardak kadar ama kıvamına göre biraz daha eklenebilir)
Tuz
Hazırlanışı:
- Teflon tavaya (veya seramik) bol miktarda tereyağ eklenir. (biraz zeytinyağ da ekleyebilirsiniz). Eriyen yağın üzerine mısır unu eklenerek güzel bir koku verene kadar 3-4 dakika karıştırılır.
- Karışıma su ve süt eklenerek top top olan kısımlar hızlıca ezilir ve pürüzsüz bir kıvam elde edilir.(Kıvam yoğun puding kıvamı olacağı için suyu az gelirse tekrar su ekleyebilirsiniz)
- Karışımımızı 4-5 dakika kısık ateşte pişirdikten sonra tuz ve kaşar eklenerek 1-2 dakika karıştırılır. Ardından 5-10 dakika daha karıştırmadan pişirmeye devam edilir. (Tereyağını bol koyduysanız yağı yukarıya çıkacaktır.)
- Kuymak genelde tabaklara servis edilmez, soğumadan tüketilmek üzere direkt tavadan ekmekle yenir. Ama zevki size kalmış.
Not: Kuymak normalde dibi tutarak yapılırdı. "Kazımak" dediğimiz bu yanık kısmı yemezsen kuymak yemiş sayılmazdın. Fakat günümüzde artık temizliği rahat olduğu için teflon ve seramik tavalarda yapıldığı için bu tadı malesef alamaz olduk. Üşenmeyenler için alüminyum tavada yapmalarını şiddetle öneririm.
18 Mart 2013 Pazartesi
Sen seç aşçı pişirsin: Go Mongo!
Gittiğim mekanları yazmaya bir süredir ara vermiştim.
Sebebiyse tamamen üşengeçlik. Fotoğraf makinemi yanımda taşımadığım için cep
telefonuyla çekilmiş fotoların görsel açıdan doyurmayacağını düşünüp sürekli
yazılarımı ertelerken kendime artık dur dedim. Makinem yoksa da olanla idare
etmeliydim.
Hafta sonu evimize ve küçük miniğimize alışveriş yapmak için eşimle
Ümraniye’deki İkea’ya gittik. Biraz dolaşıp alışverişi tamamladıktan sonra
acıktığımızı hissederek kendimizi dışarı attık. Hemen yandaki Ümraniye Meydan’daki
mekanlara bakarken gözüme Go Mongo çarptı. Eşime bir süredir lezzeti ve
tarzından dolayı bahsettiğim bir mekandı. Soluğu içeride aldık.
Konseptlerini 'Moğol Barbeküsü' olarak nitelendiriyor mekan.
Tarihi Moğolistan'da düzenlenen av partilerine kadar uzanıyor. Bu partilerde
Moğollar avladıkları etleri, topladıkları sebzelerle birlikte kılıçlarıyla
dilimleyerek ateşte pişirirlermiş. Konseptleri de işte tam böyle.
Yemeğinizi menüdeki hazır yemeklerden seçebileceğiniz gibi,
tamamen kendi zevkinize göre malzemeler seçip aşçıya pişirmesi için
gönderebiliyorsunuz. Ben ve eşim Moğol Barbeküsü’nü seçtik. Doymayanlar için limitsiz
Mongo Büfe’yi de seçebilirsiniz. Garson sizin hazırlayacağınız yemek için size
bir kase getiriyor. Kase gözünüze küçük gelebilir ama tıka basa doldurduğunuzda
kesinlikle fazlasıyla yeterli oluyor.
Kaseyi aldıktan sonra açık büfe bir alan
var. İçeride onlarca çeşit buzlanmış ürün (kırmızı et çeşitleri, beyaz et,
balık eti, soğan, biber, mısır, brokoli, ıspanak, soya filizi.... vs.) ve
çeşitli soslar var. Bunlardan dilediklerinizi kaseniz taşana kadar
seçebiliyorsunuz. Ardından hangi sosları seçeceğinize karar veriyorsunuz. Veee seçtikleriniz
pişirilmek üzere aşçıya doğru yol alıyor.
Yaklaşık 5-10 dakika içerisinde yemeğiniz önünüzde hazır.
Sosun et ve sebzelerle karışıp ateşin üzerinde kaynaşmasının ardından sonuç
muhteşem. Hem bu tadı oluşturan da tamamen sizlersiniz.
Mekan farklı konseptiyle gönlümü ikinci kez çaldı. Fiyatlar
ortalamanın biraz üzerinde. Özel günlerde bile tercih edebileceğiniz bir mekan
diyebilirim. Gidin ama bence kendi yemeğinizi kendiniz yaratın. Tadına doyum
olmuyor.
Etiketler:
değişik yemek mekanları,
et nerede yenir,
go mongo,
go mongo cadde,
go mongo nerede,
go mongo ümraniye,
kendin pişir kendin ye,
lüks lokantalar,
lüks mekanlar,
moğol barbeküsü
22 Şubat 2013 Cuma
Bebeğim 25 haftalık!
Gebeliğimde 25. haftamı bitirmek üzereyim. 6 aylık hamile olduğumu söyleyebilirim. Neler mi yaşıyorum. Hamileliğin klasik şikayetleri galiba. 9 saat oturarak çalıştığım için kuyruk sokumumda ve belimde ağrılarım oluyor. Neyse ki arkadaşım Nur'un oturma simidini önermesiyle kullanmaya başladım ve sıkıntım azaldı. Aynı sorunu yaşayan arkadaşlar varsa rahatlıkla tavsiye edebilirim.
Hareketlerimde de bariz bir yavaşlık oluşmaya başladı. Sanki karnımın içinde bir futbol topu varmış gibi eğilmek kalkmak dert olmaya başladı ki bu göbek daha da büyüyecek arkadaş! :)
Bunları yazarken bebeğim de içimde günlük antrenmanını yapıyor. Bazen öyle tekmeler atıyor ki kıyafetimin üzerinden rahatlıkla gözlemleyebiliyorum.
Kıyafetlerimin bir çoğu üzerime olmadığı için minik alışverişler yaptım. Hamile kıyafetleri yerine büyük beden kıyafetler almayı tercih ediyordum. Ama şu son 3 ayımda koca göbeğimi gururla göstermek için gebe kıyafetlerine yoğunlaşacağım gibi görünüyor.
Bu arada 2 hafta önce evimi taşıdım. Hamileyken yapılacak iş değilmiş onu anladım :) Eğer hamileyseniz ve sizin de kafanızda taşınmak gibi bir fikir varsa çok ağırlaşmadan halletmenizi öneririm.
Hareketlerimde de bariz bir yavaşlık oluşmaya başladı. Sanki karnımın içinde bir futbol topu varmış gibi eğilmek kalkmak dert olmaya başladı ki bu göbek daha da büyüyecek arkadaş! :)
Bunları yazarken bebeğim de içimde günlük antrenmanını yapıyor. Bazen öyle tekmeler atıyor ki kıyafetimin üzerinden rahatlıkla gözlemleyebiliyorum.
Kıyafetlerimin bir çoğu üzerime olmadığı için minik alışverişler yaptım. Hamile kıyafetleri yerine büyük beden kıyafetler almayı tercih ediyordum. Ama şu son 3 ayımda koca göbeğimi gururla göstermek için gebe kıyafetlerine yoğunlaşacağım gibi görünüyor.
Bu arada 2 hafta önce evimi taşıdım. Hamileyken yapılacak iş değilmiş onu anladım :) Eğer hamileyseniz ve sizin de kafanızda taşınmak gibi bir fikir varsa çok ağırlaşmadan halletmenizi öneririm.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








